|
Vücudumuzda hem yaşam için gerekli olan
enerji, hemde hücre ve dokularımızın yapısı veya onarımı için gerekli temel
yapı taşları beslenme yoluyla aldığımız maddelerin moleküler olarak değişime
uğratılması yoluyla üretilir. Bu moleküler değişim olaylarına (ister
moleküler yıkım, ister sentez yönünde olsun) topluca metabolizma
diyoruz. Takdir edileceği üzere bütün metabolizma olgularını olası kılan ve
vücudun ihtiyaçlarına göre yönlendiren makro moleküllerin tümü genetik
yapımızdaki bilgiler doğrultusunda yapılanmaktadır. Bir başka deyişle
metabolizma genetik yapımızın güncel hayatımıza bir yansımasıdır.
Bu genel tanım içerisinde unutulmamalıdır ki
metabolizma olayları çoğu biri birine ilintili birçok enzimatik basamağı
olan karmaşık olgulardır. Dahası, bazı metabolik olgular birden fazla
alternatif yolla gerçekleşebilmektedir. Bu karmaşık yapı ve alternatif
yollar sayesinde aslında birçok hayati metabolizma olguları ciddi derecede
esnek ve hata kaldırır bir düzeneğe sahiptir. Bu yapı sayesinde belli bir
metabolik yolda yer alan bir enzimi kodlayan tek bir gende olası bir
mutasyon mutad olarak mutasyonu taşıyan kişinin bariz bir hastalığı olacağı
anlamını taşımaz. Ancak bazı dokularda ve belli metabolik olgularda
alternatifler yollar yok veya tercih edilen metabolik yola nazaran son
derece yetersizdir. Dahası birçok basamağı olan bir metabolik olgunun her
basamaği eşit derecede toleransa sahip değildir. Bu sebeple Fenilketonüri
hastalığı gibi ciddi beslenme ve metabolizma hastalıklarının büyük çoğunluğu
kritik noktalarda yer alan son derece özgün genlerin genetik anomalileri
sonucu görülmektedir. Yinede unutulmamalıdır ki kendi başına bariz bir
hastalık etkeni olmasada özellikle bazı metabolik yolların biyo
regülasyonunu sağlayan genlerde oluşan anomaliler obezite (şişmanlık)
veya Tip-II Diyabet (şeker hastalığı) gibi ciddi hastalıklara zemin
hazırlayan önemli risk faktörleridir.
Bu bölümde moleküler genetik tanı
yöntemlerinin endike olduğu, genetik lokus ve moleküler mekanizması belli
hastalıklar üzerinde durulacaktır. Ancak unutulmamlıdır ki burada bahis
olunan beslenme ve metabolizma hastalıkları doğuştan var olan (inborn
errors of metabolism) veya çocukluk yaşlarında ortaya çıkan hastalıklar
olabileceği gibi daha ileri yaşlarda bulgu veren (adult onset)
hastalıklar da olabilir. Bu sebeple moleküler genetik tanı yöntemleri bazı
beslenme ve metabolizma hastalıklarında yanlızca tanı amaçlı değil perinatal
tarama ve
prognostik testler olarak da uygulanabilmektedir. Beslenme ve
metabolizma bileşeni içeren ancak bu bökümde ele almadığımız diğer
hastalıklar ve moleküler
genetik
tanı uygulamalarına dair daha fazla bilgi için lütfen
indeksi tarayınız veya doğrudan
Gökay-BIOTECH’e yazınız.
UYARI:
Gökay Biyotek Ltd. Şti. yurdumuzda gittikçe sayıları artan “Sağlıklı
yaşam kulübü” veya “Anti-Aging merkezi” gibi adlarla kendilerini
lanse eden hiç bir kurum, kuruluş veya şahıs ile
bağlantı halinde değildir.
Firmamız bu tip şarlatan odaklarından ve yüzde yüz
bilimsel veriler doğrultusunda, “bilimin ışığında hizmet”
prensibiyle çalışmayan sağlık sektörü tacirlerinden sakınılmasını şiddetle
önermektedir. Teşekkür ederiz.
II – Beslenme ve Metabolizma Hastalıklarında Moleküler
Genetik Tanı :
1)
Adrenolökodistrofi
2)
Gaucher Hastalığı
3)
Herediter Hemokromatozis
4)
Lesch-Nyhan Sendromu
5)
Maple Şurup İdrar Hastalığı
6)
Menkes Sendromu
7)
Neimann-Pick Hastalığı
8)
Obezite
9)
Fenilketonüri Hastalığı (PKU)
10)
Porfirya
11)
Refsum Hastalığı
12)
Tangier Hastalığı
13)
Tay-Sachs Hastalığı
Diğer
Bölümlere Geçiş
|