|
Kadın ve erkek organ sistemleri arasındaki
farklar yanlızca cinsiyet organları ile sınırlı değildir. Öeneğin beyin
yapısı ve bazı fonksiyonları, cilt dokusu, kemik yapısı ve metabolizması,
solunum ve dolaşım sistemleri kadınlarda ve erkeklerde küçük ama bariz
farklılıklar göstermektedir. Dahası bu farklılıklar yanlızca cinsiyetler
arasındaki farklı endokrin hormon etkilerine indirgenemez niteliktedir. Bir
başka detişle neredeyse tüm kadın ve erkek organları arasında mevcut genetik
yapı farklılığından kaynaklanan yapısal ve fonksiyonel farklılıklar vardır.
Kadın ve erkek organları arasındaki bu
farklılıklar normal bir genotipe sahip (sağlıklı) kişilerde dahi belli
hastalıklara yatkınlık ve takip yönünden dikkate alınması gereken bir
unsurdur. (Örneğin osteoporoz, ateroskleroz, tip II diyabet, v.b.) Bunun
yanısıra cinsel organlar ve bunların özgün hastalıkları yönünden de
cinsiyetler arasında medikal takip ve tedavide nüans farklılıkları olduğu
unutulmamalıdır.
Genetik yapı olarak kadın ve erkekler
arsındaki temel farklılık seks (cinsiyet) kromozomlarından kaynaklanmaktadır;
kadınlarda (46,XX) biri paternal (babadan gelme) diğeri
maternal (anneden gelme) olmak üzere X kromozomundan iki kopya mevcuttur.
Ancak X kromozomu üzerindeki genlerin çoğu dozaj uyarlamasına tabidir (dosage
compensation). Yani, birden fazla X kromozomunun mevcut olduğu hallerde
(tüm kadınlarda) bunlardan yanlızca bir tanesi aktif olarak fonksiyon
görmekte ve diğeri genetik olarak baskılanmaktadır. Ne var ki, bu olay
dokularda paternal ve maternal kopyalar arasında rastgele gerçekleşmektedir.
Yani aynı bireyde kabaca hücrelerin yarısında paternal X kromozomu aktifken
diğer yarısında maternal kromozom aktiftir. Bir başka deyişle tüm kadınlar X
kromozomu üzerinde mevcut genler bakımından genetik olarak mozayik bir
yapıya sahiptir. Bu nitelik sebebiyle kadınlar X kromozomu üzerinde mevcut
resesif genetik mutasyonlar için (örneğin: Hemofili A
hastalığı) hasta değil ancak taşıyıcıdır. Bu tip genetik hastalıkların
kadınlarda görülebilmesi için hastalığa dair resesif mutasyonun her iki
kopyada da mevcut olması gereklidir (örneğin anne taşıyıcı, baba hasta ise).
X kromozomuna dair diğer genetik anomaliler ve/veya
polimorfizmler (varyasyonlar) bakımından da kadınlardaki bu mozayik yapı
genellikle hastalık veya doğal fenotip için erkeklerde olmayan ek bir
modifiye edici bir faktördür. (Örneğin Rett Sendromu.)
Bu bölümde yanlızca moleküler genetik
mekanizması bilinen ve yakın zamanda genetik komponentlerine dair moleküler
tanı yöntemleri uygulamaya girmiş olan kadınlara özgün hastalıklar üzerinde
durulacaktır. Burada yer almayan ancak genetik olarak kadınların taşıyıcı
olabilecği diger hastalıklarda ve diğer ailevi kanserlerde moleküler
genetik tanı uygulamalarına dair daha fazla bilgi için lütfen
indeksi tarayınız
veya doğrudan Gökay-BIOTECH’e
yazınız.
XIV –
Kadın Hastalıklarında Moleküler Genetik Tanı :
1)
Meme ve Yumurtalık Kanseri
2)
Rett Sendromu
Diğer
Bölümlere Geçiş
|