|
Deri vücudumuzdaki kütle olarak en büyük
organımızdır. Derinin temel fonksiyonu vücudu dış etkenlerden ve çevredeki
mikro organizmalardan korumaktır. Ancak bu temel fonksiyonunun yanı sıra
derinin birçok yan fonksiyonları da vardır; bir duyu organı olarak çevreyi
algılamak, vücudun su kaybını önlemek, vücut ısısını kontrol etmek, D
vitamini metabolizmasında rol alarak vücutta kalsiyum
dengesini sağlamak, morötesi ışınlkarı tutan melanosit hücreleri sayesinde
vücudu zararlı güneş ışınlarından karumak gibi.
Deri fonksiyonel nitelikleri ve görünümü
bakımından hemen altında yer alan bağ doku (connective tissue) ve
terbezi, kıl ve tırnak gibi deri ekleri ile birlikte bir bütün oluşturur.
Deri altı bağ doku tipik olarak (kolajen ve elastin gibi) yapısal
proteinler, (fibrilin, fibronektin ve laminin gibi) özgün proteinler
ve proteoglikanlardan oluşur. Doğal olarak bağ doku tutulumu olan
genetik hastalıklarda deriye ilişkin bulgular ve semptomlar da
görülebilmektedir (örneğin Marfan Sendromu, Ellis-van Creveld Sendromu
ve Menkes Sendromu gibi).
Unutulmamalıdır ki deri ve bağ doku
hastalıkları farklı genlerin tutulumu ve farklı moleküler genetik
mekanizmalarla oluşsada çoğu zaman birçok ortak yönü olan ve benzer klinik
tablolarla seyreden hastalıklardır. Ayrıca ailevi yatkınlık gösteren ve
genetik komponenti olduğuna inanılan (Akne ve Lupus hastalığı
gibi) bazı hastalıklarda patoloji tek bir gene indirgenememekte ve genetik
anomalinin yanısıra çevresel faktörler gibi ek patolojilrinde hastalığın
etiyolojisinde rol oynadığı düşünülmektedir. Ancak yakın zamanda genetik
bazlı deri ve bağ doku hastalıklarında moleküler genetik tanı yöntemlerinin
ve prognostik analiz uygulamalarının çoğalması beklenmelidir. Bu tip
ilerlemeler yaşandıkça bu uygulamalara dair bilgilere sitemiz
indeksini tarayarak
veya doğrudan Gökay-BIOTECH’e
yazarak ulaşabilirsiniz.
XIII –
Deri Hastalıklarında Moleküler Genetik Tanı :
1)
Malign Melanoma
2) Xeroderma Pigmentosum (Bakınız
Cockayne Sendromu )
Diğer
Bölümlere Geçiş
|